Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yerel Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fuat Keskin

Kara Elmasın Akıbeti: TTK Çöküyor, Zonguldak Bekliyor, Siyaset Susuyor

 

Kömür, Zonguldak’ta sadece bir maden değil; bir hafıza, bir sınıf, bir mülkiyet biçimi, bir ekmek kapısıdır.

Ama bugün bu hafıza giderek daha fazla “yük” olarak tanımlanıyor; çünkü Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Zonguldak’ın kaderi olduğu kadar, aynı zamanda Zonguldak’ın geleceğini tıkayan en büyük siyasi kör noktalardan birine dönüşmüş durumda.

Bugün Zonguldak’ta herkesin bildiği bir gerçek var:

TTK küçülüyor – ama Zonguldak için “yeni bir gelecek” hâlâ kurulmuş değil.

Ve en acısı, siyasetçiler bunu bilmesine rağmen, sanki mesele bir sonraki seçime kadar ertelenebilecek bir tartışmaymış gibi davranıyor.

Zarar Büyüyor, Üretim Düşüyor: Gerçeği Artık Gizleyemiyoruz

1980’lerde 8–10 milyon ton civarında olan taşkömürü üretiminin bugün 1 milyon tonun altına düşmüş olması sadece bir istatistik değil; bir dönemin kapanmakta olduğunun itirafıdır.

Her yıl yayımlanan kamu işletmeleri raporları aynı tabloyu gösteriyor:

  • Üretim azalıyor.

  • İşçi sayısı eriyor.

  • Zarar katlanarak büyüyor.

Dahası, kurumdaki işçi profilinin yaşlanması, emeklilik dalgası, yeni işçi alımlarının uzun süredir yetersiz kalması üretimi daha da sürdürülemez hale getiriyor. Kısacası TTK bugün ne bir kamu hizmeti olarak güçlendiriliyor ne de planlı bir dönüşümün parçası haline getiriliyor. Orta yerde, adeta kendi kendine tükenmeye terk edilmiş bir kurum görüntüsü var.

Çevresel Fatura: Zonguldak’ın Soluduğu Hava, Taşıdığı Hastalık

Bu konu genellikle Zonguldak siyasetinde konuşulmaz.

Sanki kömürden başka bir geçim kaynağı yokmuş gibi çevresel gerçekler halının altına süpürülür.

Oysa gerçek çok daha sert:

  • Bölgede partikül madde, SO₂ ve NOₓ kirliliği Türkiye ortalamasının çok üzerinde.

  • Pnömokonyoz başta olmak üzere meslek hastalıkları hâlâ ciddi düzeyde.

  • Termik santraller ve kömür yıkama tesisleri, Zonguldak’ın havasını çocukların sağlığı için riskli hale getiriyor.

Zonguldak, Türkiye’de çevresel yükü en yüksek illerden biri olmasına rağmen, çevre politikası açısından en az konuşulan yerlerden biri olmaya devam ediyor.

Bu da bize şunu gösteriyor:

Kömür sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda sessiz bir sağlık krizi.

Dünya Kömürden Çekiliyor, Biz Hâlâ Tartışmayı Başlatamıyoruz

Bugün Almanya’dan Slovakya’ya kadar birçok Avrupa ülkesi kömürden çıkış planını tamamlamış ya da takvime bağlamış durumda. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel iklim hedefleri için kömürden elektrik üretiminin 2040’a kadar sıfırlanması gerektiğini söylüyor.

Dünya kömürden uzaklaşırken, Türkiye’nin iklim politikaları hâlâ “zaman kazanmaya” dayalı bir tutumda.

Bu nedenle TTK meselesi artık sadece Zonguldak’ın değil;

Türkiye’nin iklim kriziyle yüzleşme kapasitesinin de ölçüsü haline gelmiş durumda.

Siyasetin Kördüğümü: “Kapat Gitsin” ve “Dokunmayın”

Zonguldak siyasetinde iki ezber var:

1) “TTK zarar ediyor, kapatılmalı” diyenler

Bu söylem, meseleyi sadece bütçe kalemi olarak görüyor.

Oysa TTK’nın kapanması demek, Zonguldak’ta binlerce ailenin sosyal çöküşü demektir.

2) “TTK’ya dokunmayın, eskisi gibi üretelim” diyenler

Bu da nostalji siyasetinden başka bir şey değil.

Çünkü Zonguldak’ın kömür damarları derinleşiyor, maliyet yükseliyor, risk artıyor.

  1. yüzyılın teknolojisiyle 21. yüzyılın iklim krizine cevap verilemez.

Her iki yaklaşım da yanlış.

Doğru olan, bu iki ezberin arasına sıkışmadan adil bir dönüşüm programı açıklamaktır.

Adil Dönüşüm: Zonguldak’ın Yeni Anayasası Olmalı

Zonguldak’ın kaderi bir Ankara bakanlığının masasında değil, Zonguldak halkının katıldığı bir dönüşüm programında belirlenmeli. Bu nedenle artık açıkça şunu söylemenin zamanı geldi:

Kömürle geçinen işçi sınıfına yeni bir gelecek sunmadan TTK’yı tartışmak adaletsizdir.

Adil dönüşüm demek:

  • Madencilerin yeniden eğitim programları

  • Sağlık, bakım ve tazminat fonları

  • Yeni sektörlerde istihdam (yenilenebilir enerji, lojistik, teknoloji, bakım ekonomisi, kültürel miras turizmi)

  • Kentin çevresel rehabilitasyonu

  • Kömür sonrası ekonomik çeşitlenme planı

demektir.

Yıllarca yerin altında çalışan işçilerin geleceğini, kömürün geleceğinden bağımsız düşünmek zaten insani değildir.

Siyasete Açık Çağrı: Zonguldak Slogan Değil, Plan İstiyor

Bugün siyasetçilerin TTK üzerinden yaptığı şey aslında çok basit:

  • İktidar için TTK, “yüksek maliyetli bir kamu külfeti”.

  • Muhalefet için ise “işçi alımı sözü verilen bir miting malzemesi”.

Ama bu kentin ihtiyacı slogan değil; gelecek vizyonu.

Zonguldak artık şu sorunun cevabını duymak istiyor:

Kömür sonrası Zonguldak nasıl bir şehir olacak?

Bu soruya samimi, bilimsel ve takvimli bir cevap vermeyen her siyasetçi aslında Zonguldak’ı oyalıyor.

TTK’nın Akıbeti Kömürle Değil, Cesaretle Belirlenecek

Bugün TTK sadece ekonomik bir kurum değil;

Türkiye’nin sosyal devlet kapasitesinin, çevre politikasının ve siyasal cesaretinin turnusolü haline gelmiş durumda.

Kömürü yavaş yavaş yerin altında bırakırken, madencinin onurunu ve kentin geleceğini koruyan bir politik vizyon ortaya koymak zorundayız.

Eğer bunu gerçekleştirebilirsek, Zonguldak kara elmasın gölgesinden çıkıp yeni bir geleceğin öncü şehri olabilir.

Gerçek dönüşüm, siyasetin cesaret ettiği gün başlayacak.

 

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments