Çaycuma’da farklı siyasi partilerin ilçe başkanlarının düzenli olarak aynı masaya oturabilmesi değerli. Ancak yaklaşık bir yıldır sürdürülen bu diyaloğun artık yeni bir aşamaya geçmesi gerekiyor. Bundan sonra ölçü, masada kaç partinin bulunduğu değil, o masadan Çaycuma için hangi somut çözümün çıktığı olmalı.
Türkiye siyasetinin önemli sorunlarından biri, farklı düşünenlerin giderek birbirleriyle konuşamaz hâle gelmesi. Siyasi rekabet çoğu zaman fikirlerin yarışından çıkarak kimliklerin çatışmasına dönüşüyor. Böyle bir ortamda Çaycuma’da farklı siyasi partilerin ilçe başkanlarının yaklaşık bir yıldır düzenli biçimde bir araya gelmesi, önemsenmesi gereken bir diyalog zemini oluşturuyor.
Ancak diyaloğu değerli bulmak, onun nasıl işlediğini sorgulamaya engel değil.
Son günlerde yerel basında da bunun tartışması yaşanıyor. Siyasi parti temsilcilerinin aynı masada buluşmasını olumlu bulanlar olduğu gibi, bu buluşmaların siyaseti “renksizleştirdiğini”, yeterince şeffaf olmadığını ve somut sonuçlarının kamuoyuna yansımadığını söyleyenler de var.
Bu eleştirilerin üzerinde durulması gereken bir tarafı bulunuyor. Çünkü yaklaşık bir yıldır yapılan toplantılarda Çaycuma’nın hangi sorunlarının ele alındığı, hangi çözüm önerilerinin geliştirildiği ve bunların hangilerinin ilgili kurumlara taşındığı kamuoyu tarafından yeterince bilinmiyor.
Sorun, siyasi parti temsilcilerinin aynı masaya oturması değil. Sorun, o masanın henüz görünür bir çözüm masasına dönüşmemiş olması.
UZLAŞMAK AYNILAŞMAK DEĞİLDİR
Siyasi partiler birbirinden farklı olacak. Zaten siyaset bunun için var.
AK Parti, CHP, MHP, Saadet Partisi, YRP, İYİP, YENİ Parti ve diğer siyasi yapılar farklı dünya görüşlerini, programları ve toplumsal talepleri temsil ediyor. Birbirlerini eleştirmeleri, gerektiğinde tartışmaları ve seçmene farklı seçenekler sunmaları demokrasinin gereği.
Fakat uzlaşmak ile aynılaşmak aynı şey değil.
Bir kentin trafik sorununu çözebilmek için aynı ideolojiye sahip olmak gerekmiyor. Kaldırımı işgal eden otomobilin sağcısı veya solcusu olmadığı gibi trafik sıkışıklığının da iktidarı ve muhalefeti yok.
Yerel siyasetin gücü tam da burada ortaya çıkabilir: Farklılıkları ortadan kaldırmadan ortak sorunlarda birlikte hareket edebilmek.
Bu açıdan siyasi parti ilçe başkanlarının Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’yı ziyaret etmesi, yaklaşık bir yıldır sürdürülen diyaloğun yeni bir aşamaya taşınması için fırsat oluşturdu.
Kantarcı, oluşan iş birliğinin yalnızca siyasi partilerle sınırlı kalmamasını, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendikaların da sürece katılmasını önerdi. Belediyenin bundan sonraki buluşmalara ev sahipliği yapabileceğini de ifade etti.
Toplantıya katılan Çaycuma Kent Konseyi Genel Sekreteri Recep Karagöz ise sürecin artık Çaycuma’nın spesifik sorunlarına yönelmesini, toplantılarda belirli konuların gündeme alınarak çözüm odaklı çalışmalar yapılmasını önerdi.
Aslında yaklaşık bir yıllık tecrübenin ardından ihtiyaç duyulan ikinci aşama tam da bu.
HER TOPLANTININ BİR GÜNDEMİ OLSUN
Bundan sonraki buluşmalar için basit ama etkili bir yöntem uygulanabilir:
Her toplantının önceden belirlenmiş tek bir ana gündemi olsun.
Bir ay trafik konuşulsun. Başka bir ay çevre, bir başka toplantıda kentin geleceğini ilgilendiren stratejik bir mesele ele alınsın.
Ancak yalnızca konuşmakla yetinilmesin.
Ele alınacak konu hakkında daha önce yapılmış çalışmalar masaya getirilsin. Gerektiğinde o konuyla doğrudan ilgili kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum temsilcileri toplantıya davet edilsin.
Toplantının sonunda da alışılmış “verimli bir görüşme gerçekleştirildi” açıklamasının ötesine geçilsin.
Ne yapılacak? Kim yapacak? Hangi kurum sorumluluk üstlenecek? Hangi öneri uygulanabilir?
Bir sonraki aşamada da alınan kararların ne kadarının hayata geçirildiği takip edilsin ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılsın.
Böyle bir yöntem toplantılara hem kurumsal hafıza hem de toplumsal denetim kazandırır. Basın süreci izler, siyasi partiler verdikleri sözleri takip eder, ilgili kurumlar da üstlendikleri sorumlulukların sonucunu açıklamak durumunda kalır.
Bu, siyaseti renksizleştirmez. Tam tersine siyaseti sonuç üretmeye zorlar.
İLK DOSYA TRAFİK OLABİLİR
Başlangıç için Çaycuma’nın en görünür sorunlarından biri olan trafik seçilebilir.
Üstelik sıfırdan başlanmasına gerek yok. Çaycuma Kent Konseyi bu konuda daha önce çalışmalar yaptı ve ilgili kurumlara öneriler sundu. Şimdi mevcut çalışmalar daha geniş bir zeminde ele alınabilir.
Siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra Çaycuma Belediyesi, Kent Konseyi, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün katılacağı, çalıştay niteliğinde bir toplantı düzenlenebilir.
Otopark sorunundan hatalı parklara, kaldırım ve bisiklet yolu işgallerinden kavşaklara, okul çevrelerindeki güvenlikten trafik eğitimine kadar mesele bütün boyutlarıyla masaya yatırılabilir.
Fakat bu toplantı da fotoğraf çekilmesiyle sona ermemeli.
Masadan uygulanabilir bir Çaycuma Trafik Eylem Planı çıkmalı.
Çünkü trafik yalnızca Emniyetin ya da yalnızca Belediyenin çözebileceği bir mesele değil. Denetimden fiziki düzenlemeye, eğitimden sürücü ve yaya davranışlarına kadar farklı kurumların ve toplumun sorumluluk üstlenmesi gereken bir alan.
İşte siyasi partiler arasındaki diyalog böyle bir ortak çalışmayı harekete geçirebildiği ölçüde anlam kazanır.
ÇAY SOHBETİNDEN ÇÖZÜM MASASINA
Çaycuma’daki siyasi parti ilçe başkanlarının oluşturduğu diyalog zemini küçümsenmemeli. Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın ulaştığı düzey düşünüldüğünde farklı siyasi görüşlerden insanların kimliklerinden vazgeçmeden aynı masaya oturabilmesi değerlidir.
Ancak yaklaşık bir yıllık tecrübenin ardından artık yeni bir eşik var:
Diyalogdan iş birliğine, iş birliğinden çözüme geçmek.
Partiler farklılıklarını korusun. Birbirlerini eleştirsinler. Gerektiğinde tartışsınlar. Ama her buluşmada Çaycuma’nın somut bir sorununu masaya koyup o sorunu çözüme biraz daha yaklaştırsınlar.
İlk dosya trafik olabilir.
Ardından masada Çaycuma’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren başka bir başlık açılabilir:
“Filyos Yeşil Vadisi: Ortak Geleceğimiz.”
Onu da başka bir yazının konusu yapmak gerekiyor.
Çünkü Çaycuma’da yeni siyasetin ölçüsü, aynı masada kaç siyasi partinin oturduğu değil, o masadan Çaycuma için ne çıktığı olmalı.
