Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Talip Oruç

Bir Kenti İnşa Etmek

Bir Kenti İnşa Etmek

Bir belediye başkanının yaptığı hizmetleri saymak kolaydır.
Açılan yolları konuşursunuz.
Yapılan parkları…
Yeni projeleri…
Bunların hepsi önemlidir.
Ama bence asıl soru başka.
Bir kent sadece yapılan hizmetlerle mi büyür?
Çaycuma Günleri boyunca bu sorunun cevabını düşündüm.
Yedi gün boyunca Özgürlük Meydanı doldu.
Kimi sevdiği sanatçı için geldi, kimi meraktan, kimi de sadece evde oturmak istemediği için…
Ama kalabalığa baktığımda şunu hissettim:
İnsanlar sadece konser izlemeye gelmemişti.
Biraz olsun hayatın yükünü geride bırakmaya gelmişlerdi.
Çünkü hayat hepimizi yoruyor.
Geçim sıkıntısı…
İş hayatının stresi…
Yarın ne olacağını bilememenin verdiği kaygı…
Günlük hayat bazen insanın omuzlarına görünmeyen bir yük bırakıyor.
İşte böyle zamanlarda, insanların aynı meydanda bir araya gelebilmesi küçümsenecek bir şey değil.
Hatta bana göre bir kentin en önemli ihtiyaçlarından biri.
Çünkü insan sadece çalışarak yaşamıyor.
Biraz soluklanmaya…
Biraz gülmeye…
Yaşadığı kente ait olduğunu hissetmeye de ihtiyaç duyuyor.
İşte tam da burada belediyeciliğe farklı bakıyorum.
Yol yapmak bir görevdir.
Altyapıyı güçlendirmek bir görevdir.
Sorunları çözmek bir görevdir.
Bunlar zaten yapılmalıdır.
Ama insanların yaşadığı şehri sevmesini sağlayabiliyorsanız, işte orada belediyecilik başka bir anlam kazanıyor.
Çaycuma Günleri bana bunu düşündürdü.
Yedi gün boyunca meydanı dolduran kalabalık, bana yapılan bir organizasyondan daha fazlasını anlattı.
Bir ilçenin sosyal hayata ne kadar ihtiyaç duyduğunu…
İnsanların bir arada olmaya ne kadar özlem duyduğunu…
Ve yaşadığı şehirle yeniden bağ kurmak istediğini…
Hiçbir belediye başkanı eleştirilerin dışında değildir.
Yapılan her hizmet farklı değerlendirilebilir.
Ancak hakkı teslim etmek de bir erdemdir.
Bülent Kantarcı, yıllar içinde Çaycuma’yı sadece yeni projelerle buluşturan bir belediye başkanı olmadı. Kültürün, sanatın ve sosyal yaşamın daha görünür olduğu bir kent anlayışının oluşmasına da önemli katkılar sundu. Bugün Çaycuma’nın yaz akşamlarında binlerce insanı aynı meydanda buluşturabiliyor olması, tesadüfle açıklanabilecek bir tablo değildir. Bu emeği görmezden gelmek de hakkaniyetli olmaz.
Son akşam sahneye çıkan Feridun Düzağaç, meydandaki ilgiyi bir kez daha ortaya koydu. Konserin ardından konuştuğum birçok kişinin ortak dileği aynıydı:
“Feridun Düzağaç’ı yeniden Çaycuma’da görmek istiyoruz.”
Bence bu istek sadece sevilen bir sanatçıya duyulan ilgi değildi.
İnsanların böylesi etkinliklere, birlikte nefes alabildikleri akşamlara ne kadar ihtiyaç duyduğunun da göstergesiydi.
Çaycuma Günleri sona erdi.
Meydan boşaldı.
Hayat yine kendi akışına döndü.
Ama geriye sadece konserler kalmadı.
İnsanlar bir gün yapılan hizmetleri farklı şekillerde değerlendirebilir.
Ama bir kentin hafızasında yer eden güzel günler ve ortak anılar kolay kolay silinmez.
Görevler gelip geçer. Makamlar değişir. Ama bir kentin hafızasında iz bırakabilmek, her yöneticiye nasip olmaz.
Ve belki de…
Bir kenti inşa etmek sadece yollar yapmak değildir. O kentte yaşayan insanların yıllar sonra bile gülümseyerek hatırlayacağı anılar bırakabilmektir.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler