İyi İnsanlar Neden Sessiz?
Bir şeyi uzun zamandır düşünüyorum.
Toplum olarak gerçekten kötü insanlar mı çoğaldı, yoksa iyi insanlar mı sessizleşti?
Nereye baksak aynı manzara…
Bir haksızlık yaşanıyor. Olayı gören onlarca kişi var. Herkes kendi arasında konuşuyor ama iş ses çıkarmaya gelince ortalık sessizleşiyor.
Çevre kirletiliyor, “Biri söylesin” diyoruz.
Bir kadına saygısızlık yapılıyor, “Beni ilgilendirmez” diye geçiyoruz.
Bir çocuğun hakkı yeniyor, “Nasıl olsa birileri sahip çıkar” diye düşünüyoruz.
Aslında sorun tam da burada başlıyor.
Çünkü kötülük, sadece kötü insanların cesaretinden güç almıyor. İyi insanların sessizliğinden de güç alıyor.
Sessiz kalmak bazen huzuru korumak değildir. Bazen sorumluluktan kaçmaktır.
Elbette herkes her tartışmanın içinde olmak zorunda değil. Ama doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek; insan olmanın da vatandaş olmanın da gereğidir.
Çocuklarımız bizi izliyor.
Biz susarsak, onlar da susmayı öğrenecek.
Biz haksızlığa sırtımızı dönersek, onlar da dönmeyi normal sanacak.
İşte o zaman sadece bugünü değil, yarını da kaybedeceğiz.
Belki de bu toplumun ihtiyacı daha fazla kahraman değil.
Vicdanının sesini bastırmayan sıradan insanlar…
Çünkü bazen bir kişinin cesaretle söylediği “Bu doğru değil.” cümlesi, yüz kişinin sessizliğinden daha değerlidir.
Unutmayalım…
Bir toplumu ayakta tutan yalnızca kanunlar değildir.
Vicdan sahibi insanların susmamasıdır.

İyi olmak yetmez aktif iyiler gerekir,kalemine sağlık dostum