Herkes Çaycuma’ya yeni yatırımlar yapılması konusunda ne yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır diyor. Peki yeni yatırımlar konusunda bunları söyleyenler daha önce başlamış yatırımlar için neler yapıyorlar.
“Çaycuma’nın öksüz çocukları”
Çaycuma’da geçmiş dönemlerde başlayan ve bazıları bitirilmiş olan yatırımların hemen tümü mevcut siyasilerden öksüz çocuk muamelesi görüyor.
“Öksüz çocuk” muamelesi gören yerlerin başında, Çaycuma’da Hasan Gemici’nin Devlet Bakanlığı döneminde yaptırılan çocuk yetiştirme yurdu geliyor. Çaycuma’da siyasilerin her nedense, görmezden gelmeye çalıştığı bu yurdu kapatmak için, AKP Çaycuma İlçe Örgütü bölge milletvekillerine başvuruyor. Siyasiler çoğu bölgemizden 36 çocuk’un barındığı bu yurdu kapatarak Çaycuma’yı kurtaracak mı sanılıyor? Fakat bu yurdun kapatılmasının Çaycuma’nın yüzkarası olacağı kesin. Bu çocuklar hepimizin çocuklarıdır, yaşanan bazı olumsuzluklar varsa çözüm yoluna gidilmelidir. Çözüm ise bu 36 çocukla uğraşmak değil onların sorunlarını çözmektir.
Bitirilmeyen Okul Bahçesi
Bir diğer Öksüz çocuk muamelesi gören yatırım yine Hasan Gemici’nin Devlet Bakanlığı döneminde yapımına başlanılan Barbaros-Kutlutaş İlköğretim Okulu. Defalarca kamuoyu gündemine gelmesine karşın sanki bu yatırımın bitirilmemesi için ne gerekiyorsa yapılıyor. Okulun bitirilmesi için sanki öğrencilerin bir felaket yaşaması bekleniyor. Yaşanacak olası bir felaketin faturasını kimlerin ödeyeceğini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Bitirilmeyen Kültür Merkezi
Üçüncü öksüz çocuk ise, artık “ölüme terk edilen” Çaycuma Kültür Merkezi”. 1993 yılında temeli atılan ve Çaycuma’nın kültürel ve sosyal yaşantısına büyük katkılar sağlayacak olan bu yatırım, geçmiş dönemlerde yapılan hatalar gerekçe gösterilerek iptal edildi.
Fatura Çaycuma’ya Kesiliyor
“Bir dönemin yanlışları”nı gerekçe göstererek faturayı Çaycuma’ya kesmek ve bu yatırımı iptal etmek anlaşılır değil.
Siyaset kendinden önceki dönemlerin her yaptığını “tü kaka” ilan ederek yapılamaz, devlet yönetimlerinde devamlılık esastır. Yeni gelenin yapması gereken yeni bir şeyler yapmanın yanı sıra bir öncekinin daha önce koyduğu taşın üstüne taş koymaktır. Ötesi ise boş laf ve savurganlıktır.
