Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Şüpheli Ölüm Tüm Yönleriyle Araştırılmalı”

Eğitim Sen: “Irmak Ayşe Koparan’ın Şüpheli Ölümü Tüm Yönleriyle Aydınlatılmalıdır”

Eğitim Sen: “Irmak Ayşe Koparan’ın Şüpheli Ölümü Tüm Yönleriyle Aydınlatılmalıdır”

Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği, Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan eğitim emekçisi Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, olayın yalnızca bir ölüm haberi olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, bu acı olayın kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı, can güvenliği, çalışma koşulları ve kamu kurumlarının koruma yükümlülüğü açısından ciddi soru işaretleri barındırdığı ve kamuoyu vicdanını derinden yaraladığı vurgulandı. Kadın eğitim emekçilerinin görev yaptıkları birçok bölgede yalnız bırakıldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
​”Kadın eğitim emekçileri; barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar ve ayrımcı uygulamalar gibi çeşitli şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Ancak kamu otoriteleri bu sorunları görmezden gelmekte, kalıcı ve etkili politikalar geliştirmemektedir.”

​Kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşulların kesinlikle münferit (tekil) olmadığının altını çizen sendika; toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı söylemlerin, İstanbul Sözleşmesi gibi koruyucu uluslararası mekanizmalardan uzaklaşılmasının, şiddet faillerini cesaretlendiren cezasızlık uygulamalarının ve kamu kurumlarındaki erkek egemen yönetim anlayışının kadınların yaşam hakkını sistematik biçimde ihlal eden vahim bir tablo yarattığını belirtti. Her şüpheli kadın ölümünün titizlikle soruşturulmasının devletin temel sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.

​Eğitim emekçisi kadınların güvenli çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmasının kamusal bir yükümlülük olduğunu ifade eden Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği, başta Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olmak üzere tüm ilgili kurumlara seslendi. Kamu kurumlarının; eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlamak, baskı ve şiddeti önlemek ve koruma mekanizmalarını etkin işletmek zorunda olduğu, yaşanan mobbing ve ayrımcılık vakalarının görmezden gelinemeyeceği ifade edildi.

​”Gerçekler Ortaya Çıkana Kadar Sürecin Takipçisiyiz”

​Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüyle ilgili tüm iddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirten sendika açıklamayı şu sözlerle tamamladı: ​”Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Ölümünün üzerinin örtülmesine, gerçeğin karartılmasına, sorumluların korunmasına ve kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkının görmezden gelimesine asla izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar sürecin takipçisi olacağımız bilinmelidir.”