Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yerel Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hüsnü Sami ALPAN’la Bölgemizdeki Gelişmeler Üzerine Söyleşi

Çaycuma SÜT’ün sahibi, Zonguldak Spor Yönetim kurulu üyesi ve birçok dernekte aktif görev alan bölgemiz sanayicilerinden Hüsnü Sami ALPAN’la yaptığımız söyleşiyi sizlere sunuyoruz.

Çaycuma SÜT'ün sahibi, Zonguldak Spor Yönetim kurulu üyesi ve birçok

CUMA: Hüsnü Sami ALPAN kimdir, ne iş yapar, neler yapmıştır kısaca anlatabilir misiniz?

H.Sami ALPAN: Çaycuma SÜT’ün sahibi, Zonguldak Spor Yönetim kurulu üyesi, Çaycuma Spor asbaşkanı, Filyos Ateş Tuğla Yönetim kurulu üyesi ve Çaycuma da yapmayı düşündüğümüz HUZUREVİ Yaptırma Derneği Kurulunda bulunmaktayım. Daha önce de Çaycuma’ya SSK Hastanesinin Yapılması için faaliyet yürüten Dernekte gönüllü olarak görev almıştım. Zaten Huzurevini de SSK hastanesinin yapımı için sağladığımız arsanın, ilerde Çaycuma’ya lazım olacak bir yardım faaliyeti için ayrı tuttuğumuz yere yapılmasını düşünüyoruz.

Yardım Dernekleri

C.G: Yardım derneklerinde devamlı aktif olarak bulunuyorsunuz galiba?

H.S.A: Evet ve bunun Çaycuma için gerekli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Çaycuma’da kazanılanların Çaycuma’ya tekrar dönmesi için bu gerekli. Ama bu sadece bana bağlı bir şey olmamalı. Diğer insanlar tarafından da sahiplenilmeli, hatta bu tür faaliyette bulunacak insanlara yol açılmalı, olanak sağlanmalı, yeni fikirler geliştirmeleri için bir yardımlaşma kültürü oluşmalı.

C.G: Var mı böyle bir örnek?

H.S.A: Evet var. Daha önce Meslek Yüksek Okulu yardımlaşma derneği içinde bulundum. Bu zaman zarfı içinde ELİMİZDEN geldiğince okula yardımda bulunmaya çalıştık okulun ısınma sorununu çözmek için verdiğimiz çaba, vali beyin de çok hoşuna gitmiş ki okula bir kamyon kömür yardımında bulunmuştur. İşte şimdi bu çabayı yürütmek için yeni arkadaşlar devraldı ve onlar devam ettiriyorlar. Yani bu tür faaliyetlerde bulunuyorum diye bu işin tekeli bende değil. Zaten olmamalıdır da. Her faaliyette bulunduğum dernekte bana düşen sorumluluğu yerine getirdikten sonra ayrılırım. Zaten bu böyle olmalı, sizin başlattığınız bir şey sahiplenilirse daha güzel olur. Hatta bir başka arkadaşımız böyle bir şey başlatsın, biz ona yardımcı olalım .

Kooperatif Projeleri

C.G: Sizin asıl işiniz olan SÜT ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ faaliyetine gelirsek, TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANI ilçemizi ziyaret etti, bu ziyaret sırasında sizin işyerinizi de ziyarette bulundu. Bu ziyaret sırasında neler konuşuldu ve Çaycuma’da tarımın gelişmesi için ne gibi öneri ve istekleriniz oldu?

H.S.A: Daha önce kaymakamlığın yürüttüğü 4 adet proje vardı bunları BAKANA sunduk. Bu projeyle Çaycuma’da Bin Ton süt üretimini sağlacağını, şimdi ise bunun sadece yüzde onunu gerçekleştirebildiğimizi, bu proje hayata geçtiği taktirde yörenin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazdan da kurtulması için çok önemli olduğunu anlattık. Ve bu konuda söz aldık.

C.G: Ama kaymakamlığı ziyareti sırasında Bakanımız sadece hayvan desteğinde bulunabileceklerini söyledi.

H.S.A: Evet bu doğru. Ama bu sayın bakanın ziyareti sırasında hatta daha önce böyle bir projeden haberi olmamasından kaynaklanıyor. Bilgilendirme eksikliğinden, yoksa bizim sunduğumuz projenin eksikliğinden değil. Sayın bakanın, hem ÇAYCUMA SÜT’ü ziyareti sırasında hem de o akşamki düzenlediğimiz toplantı sırasında özellikle bu projeyi anlatmaya çalıştık. Bu projenin çok önemli, büyük, bir o kadarda gerçekçi, gerçekleştirilmesi mümkün olduğunu anlatmaya çalıştık ve başarılıda olduk. Bunda Sayın kaymakamımız Musa IŞIN’ın büyük katkısı vardır. Çaycuma’da yürütülen bütün tarım politikalarında bire bir desteği ve emeği vardır, kaymakamımızın. Bu da bence Çaycuma için büyük bir şanstır. Bu şansı çok iyi değerlendirmeliyiz. Burada ortaya koyduğumuz birliktelikle Sayın bakan ikna edilerek hayvan desteği yanında yatırımlarında desteklenmesi sözünü aldık.

C.G: Proje hakkında Bakanın tepkisi ne oldu?

H.S.A: Bu projenin çok iyi bir proje olduğunu, uygulanabilmesi için Çaycuma’nın pilot bölge olabileceğini, böyle bir projenin gerçekleşmesinin de mümkün olabileceğini, bu nedenle de Çaycuma’nın Pilot bölge seçilebileceğini, başarılı olduğu taktirde diğer bölgelerde de bunun olabileceğini söyledi.

C.G:Peki böyle bir projeden ÇAYCUMA SÜT’ün payı ne olacak? Bu sadece ÇAYCUMA SÜT’ün kazançlı çıkacağı bir proje mi?

H.S.A: Bu bölgemizin artık yeni üretim alanlarına kayması, üretime katılımın artması, bölgenin içinde bulunduğu bu çıkmazdan kurtulması için ve üreten bir toplum olmamız sağlanacak. Böyle bir projenin başarılı olması daha büyük firmaların bölgemize gelmesini sağlayacaktır. Zaten bu kadar büyük bir üretimin hepsini sadece ÇAYCUMA SÜT’ÜN İŞLEMESİ GİBİ BİR DERDİ OLAMAZ. Böyle büyük bir kapasiteye sahip değiliz. Biz sadece bize düşen pay neyse o kadarını işleyebiliriz. Burada amaç hayvancılığın gelişmesini sağlamak, hayvancılığın doğru yöntemlerle yapılmasını öğretmek ve böylece üreticinin sarf ettiği emeğin karşılığında kazancını arttırmaktır. Çünkü artık klasik yöntemlerle üretim yapmak yeterli olmamaktadır. Maliyetin azaltılıp üretimin arttırılması ancak yeni öğrenilecek bilgi ve yöntemlerle sağlana bilinir. Bu ayakta kalabilmek ve büyüyebilmek için şarttır. Yani bu proje hayvancılığımızın tekrar öğrenilmesini sağlayacaktır. Böyle büyük bir projeden üreten herkes kazançlı çıkacaktır.

Zonguldakspor Futbolcu Seçmeleri

C.G: Bunun yanında Zonguldakspor yönetiminde bulunuyorsunuz, bu çok geniş bir konu ama Çaycumalı futbolcular EREN VE ERDAL’IN Zonguldakspor çalışma kampına katıldıktan sonra, seçmelerde takıma alınmaması hakkında çeşitli spekülasyonlar yapılmakta, siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

H.S.A: Futbolcu seçmek benim görevim değil. BEN antrenör değilim. Kaldı ki bu arkadaşların kampa katılmasını sağladık ve bundan sonra bizim görevimiz biter. Bundan sonra iş futbolcuyla antrenör arasındaki talebe bağlıdır. Onların takıma girememesinin yönetimle bir alakası yoktur. Böyle bir şey mantıken de mümkün değil. O zaman biz baştan katılmalarına izin vermezdik… Antranör kendi işini yapar ve biz ona müdahalede bulunmayız. Doğrusu da budur. Ben sizin gazeteniz hakkında şunu yazın bunu yazmayın diye telkinde bulunsam bu doğru olur mu? Siz o zaman işinizi ne kadar sağlıklı yaparsınız?.. Bu ülkedeki en büyük sorundan birisi de budur. Herkes kendi işini yapmalı, kimse bilgisi olmadığı konuda başkasının çalışma alanına müdahale etmemelidir. Çalışana da özgür çalışma ortamı sağlanmalıdır. En sağlıklı ve güvenli, gelişmeye açık yöntem budur. Kaldı ki Filyos’tan katılan Murat isminde bir genç arkadaşımız takıma alınmıştır. Zonguldak dışından kimse alınmasın diye bir politikamız olsaydı bu arkadaş takıma seçilemezdi..

Filyos Ateş Tuğlası

C.G: Başta Filyos Ateş Tuğla yönetim kurulunda bulunduğunuzu da söylemiştiniz bunun nedeni nedir? Daha çok kazanmak mı?

H.S.A: Buna imkan yok çünkü, Filyos Ateş Tuğla fabrikasının işletme sözleşmesinde kazanılan bütün kazancın tekrar işletmeye aktarılması gibi bir madde vardır. Zaten amaç buradan para kazanmak değil. Buranın yaşatılması, yöreye daha çok gelir ve iş sahası sağlamasıdır. Yöetime girmemizde, yaşamasının devam ettirilmesi gibi bir amacımız vardı. Bunun için çalışmalarımız aynı bu bakış açısıyla devam ediyor.

C.G: Sayın Hüsnü Alpan sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ederiz.

H.S.A: Asıl ben teşekkür eder, ve Cuma Gazetesi’ne başarılar dilerim…