“Cumhuriyet’in 103. Yılında Uyanış Çağrısı”

  Yeni Parti Gençlik Kolları Başkanı Yasin Topçu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Topçu, açıklamasında Cumhuriyet’in bugünkü durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, gençliğe düşen görev ve sorumlulukları dile getirdi. Değerli yurttaşlar, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile onun silah ve devrim arkadaşlarının önderliğinde, halkımızın da büyük özverisiyle ve emeğiyle […]

 

Yeni Parti Gençlik Kolları Başkanı Yasin Topçu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Topçu, açıklamasında Cumhuriyet’in bugünkü durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, gençliğe düşen görev ve sorumlulukları dile getirdi.

Değerli yurttaşlar,

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile onun silah ve devrim arkadaşlarının önderliğinde, halkımızın da büyük özverisiyle ve emeğiyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bugün 103 yaşına ermiştir. Kutlu olsun.!

Aradan geçen bu 103 yıllık süreçte Cumhuriyetimiz, sayısız

badireler atlatmış; sivil ve askeri darbeler, emperyalist kuşatmalar, siyasi ve ekonomik krizler, hukukun askıya alınması, anayasanın birçok kez çiğnenmesi, başta basın ve ifade özgürlüğü olmak üzere birçok hak ve özgürlüğün ortadan kalkması, laikliğin yok edilmek istenmesi, toplumun kutuplaştırılması, fırsat eşitliğinin ortadan kalkması, halkın fakirliğe mahkum edilmesi, mafyaların, çetelerin, cemaatlerin,

tarikatların, aşiretlerin ve yandaş sermaye sahiplerinin büyük güç elde etmesi, bilimin geri plana itilip gericiliğin beslenmesi, Cumhuriyetimizde büyük yaralar açmıştır.

Yakın dönemde 16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (Başkanlık Sistemi) için yapılan halk oylamasında ‘Evet’ sonucunun çıkması ve Başkanlık sistemine geçilmesi ise, Cumhuriyetimizde en büyük yaranın açılmasına sebep olmuştur.

Çünkü bu sistemde demokrasinin en büyük gerekliliği olan kuvvetler ayrılığı (yasama – yürütme – yargı) ortadan kalkmış, yasamanın (TBMM) gücü ve yetkisi daraltılmış, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yasamanın yetkisi paylaşılmıştır. Yargı ise bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş, siyasallaşmıştır.

Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak görülen medya da tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirmiş ve büyük çoğunluğuyla iktidarın kontrolüne girmiştir. Yine bu dönemde basın özgürlüğünün yanında ifade özgürlüğü de ortadan kalkmış, sokak röportajlarında veya sosyal medyada hükümet aleyhine konuşan ve paylaşım yapanlar hakkında

davalar açılmış, ifadeye çağırılanlar, ev hapsine alınanlar ve hatta tutuklananlar bile olmuştur.

Son kertede halkımızın 15 buçuk milyon oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçtiği Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuz bir şekilde tutuklanması, muhalefet partisine ‘Butlan’ atanması, kurultayların iptal edilmesi, belediye başkanlarının tutuklanması, komedyenlerin bile tutuklanması, demokrasimizin geldiği noktayı gözler önüne seriyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile hükümeti denetleme ve kontrol sistemi ortadan kalkmıştır. Demokrasi kültürümüz büyük yara almıştır.

Atatürk’ün bilhassa kimsesizlerin kimsesidir dediği Cumhuriyet’te bugün, halk fakirliğe mahkûm edilmiş, fırsat eşitliği ortadan kalkmış ve büyük sermaye sahiplerine ise her türlü imtiyazlar tanınmıştır.

Bunların yanında bilim ve bilimsel düşünce de geri plana itilerek, gericilik ve karanlık düşünceler beslenmiş,

toplumun düşünce dünyası zehirlenmiştir.

İşte böyle bir ortamda gerçek cumhuriyetten bahsetmek mümkün değildir. Bunları bilmeli ve ona göre bir mücadele inşa edilmelidir. Bizler tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye istiyoruz. Bütün mücadelemiz bunun içindir.

Cumhuriyetin bu kadar yara aldığı bir dönemde, gerici ve karanlık güçlerin böylesine güçlü olduğu bir dönemde birleşmekten ve birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur.

Bizler Türk Gençliği olarak, Atatürk’ün bizlere verdiği

görevi yerine getirmek için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizi yeniden hakettiği güzel günlere kavuşturacağız. Demokrasiyi yeniden tesis edeceğiz. Unutmayalım ki gençlik, kara kuvveti ezecek demir pençedir.

Şunu da iyi bilmek gerekir; Cumhuriyet düşmanları ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, halkın gücünün önünde hiçbir kuvvet duramaz ve örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Mobil sürümden çık