Basın Özgürlüğü Krizi Derinleşiyor
Gazetecilik, yalnızca haber aktarma faaliyeti değil; hakikatin izini sürme, kamu adına denetim yapma ve toplumun vicdanını diri tutma sorumluluğudur. Ne var ki Türkiye’de gazeteciler bu sorumluluğu her geçen gün daha ağır bedeller ödeyerek yerine getirmeye çalışmaktadır.
Bugün ülkede çok sayıda gazeteci; yaptıkları haberler, yazdıkları yazılar ve sordukları sorular nedeniyle gözaltına alınmakta, tutuklanmakta, uzun yargı süreçleriyle sindirilmek istenmektedir. Medya kuruluşlarına kayyum atanması, yayın politikalarına doğrudan müdahale edilmesi ve ekonomik baskılar yoluyla gazetecilerin işsiz bırakılması, basın özgürlüğünü yapısal bir krize sürüklemiştir.
Bağımsız haberciliğin yerini tek sesliliğe bıraktığı, eleştirel gazeteciliğin “suç” gibi gösterildiği bu ortamda; gerçeğin üzeri örtülmekte, toplumun haber alma hakkı sistematik biçimde ihlal edilmektedir. Oysa özgür bir basın olmadan ne demokratik bir toplumdan ne de adil bir yönetimden söz edilebilir.
Tüm baskılara, tehditlere ve güvencesizliğe rağmen mesleğini onurla sürdüren; gerçeğin yanında durmaktan vazgeçmeyen gazetecilerin mücadelesi, aynı zamanda toplumun özgürlük mücadelesidir.
Cuma Medya olarak; hakikatin, emeğin ve basın özgürlüğünün yanında duran tüm gazetecilerin 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü, gazetecilerin yargılanmadığı, tutuklanmadığı, işsiz bırakılmadığı özgür ve adil bir medya düzeni umuduyla selamlıyoruz.
