Çaycuma’nın Kapısını Çalan Fırsat

Altmış beş yıl önce Türkiye’den Almanya’ya uzanan yol, iş ve geçim arayışıyla çıkılan bir yolculuktu. Geride aileler, çocuklar ve memleketler bırakılıyor; bilinmeyen bir ülkede yeni bir hayatın kapısı aralanıyordu. 30 Ekim 1961’de imzalanan iş gücü anlaşmasının ardından büyüyen göç, zamanla iki toplum arasında kalıcı insani bağlar oluşturdu. Bu tarihin 65. yıl dönümüne denk gelen günlerde […]

Altmış beş yıl önce Türkiye’den Almanya’ya uzanan yol, iş ve geçim arayışıyla çıkılan bir yolculuktu. Geride aileler, çocuklar ve memleketler bırakılıyor; bilinmeyen bir ülkede yeni bir hayatın kapısı aralanıyordu. 30 Ekim 1961’de imzalanan iş gücü anlaşmasının ardından büyüyen göç, zamanla iki toplum arasında kalıcı insani bağlar oluşturdu.

Bu tarihin 65. yıl dönümüne denk gelen günlerde Çaycuma, Almanya’dan önemli konuklar ağırladı. Kardeş kent Lennestadt ve Siegen bölgesinden gelen heyetle yapılan görüşmeler, geçmişin birikimini ortak bir geleceğe dönüştürmek için değerli bir fırsat sunuyor.

Almanya’da uzun yıllar yaşamış bir Çaycumalı olarak bu buluşmayı ayrıca önemsiyorum. Göçle kurulan bağların memleketin eğitimine, üretimine ve toplumsal hayatına katkı sağlayacak bir iş birliğine dönüşmesi, benim için de özel bir anlam taşıyor.

Siegen-Olpe Ticaret ve Sanayi Odası Genel Müdürü Thilo Pahl, Siegen Meslek Edindirme ve Geliştirme Merkezi Müdürü Heiko Schmid ve  Lennestadt Uyum Meclisi Başkanı Nedim Kalembaşı’nın temasları, kardeş kent ilişkisinde yeni bir aşamanın kapısını aralıyor. Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın, okullardan spor kulüplerine, itfaiyelerden müzik gruplarına uzanan ilişkileri mesleki eğitim ve ticaret alanlarına taşıma yaklaşımı bu bakımdan önemli.

Thilo Pahl’ın İstanbul’daki görev döneminden gelen Türkiye deneyimi ve Türkiye dostu yaklaşımı da bu girişim için ayrı bir değer taşıyor. Türkiye’yi ve insanını yakından tanıyan bir genel müdürün muhatap olması, karşılıklı beklentilerin doğru anlaşılmasını ve güvene dayalı bir çalışma yürütülmesini kolaylaştırabilir.

Ancak fırsatın varlığı kadar, nasıl değerlendirileceği de belirleyici olacak.

Güçlü Bir Ekonomik Yapıyla Ortaklık

Toplantıda Çaycuma’daki mesleki eğitimin Almanya’nın nitelikli iş gücü ihtiyacıyla ilişkilendirilmesi ele alındı. Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası ile IHK Siegen arasında bir mutabakat belgesi hazırlanması için çalışmalara başlanması kararlaştırıldı.

Bu adımın önemini anlamak için Çaycuma’nın muhatabının temsil ettiği ekonomik yapıya bakmak gerekiyor. IHK Siegen, Siegen-Wittgenstein ve Olpe bölgelerinde yaklaşık 26 bin işletmeyi temsil ediyor. Metal üretimi ve işleme, makine imalatı ve elektrotekniğin öne çıktığı bu bölgede, sosyal sigortaya tabi çalışanların yüzde 43’ü sanayide istihdam ediliyor.

Odanın bölgesindeki 43 şirketin, Nisan 2026 itibarıyla Güney Vestfalya’nın dünya pazar liderleri envanterinde yer alması da uluslararası rekabet gücünün önemli bir göstergesi. Üstelik IHK Siegen, mesleki eğitimde kamusal görevler üstlenen; işletmelere dış ticaret, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında destek sunan bir kurum.

Dolayısıyla Çaycuma’nın önünde, geniş bir işletme ağıyla ve köklü bir mesleki eğitim birikimiyle bağ kurma imkânı bulunuyor. Bu imkân; gençlerin mesleki gelişimine, yerel firmaların yeni pazarlara açılmasına ve ortak üretim olanaklarının araştırılmasına katkı sağlayabilir.

Başarıyı yalnızca Almanya’da işe yerleşen gençlerin sayısıyla ölçmemeliyiz. Çaycuma’daki mesleki eğitimin niteliğinin yükselmesi, öğretmenlerin deneyim kazanması, okulların teknik imkânlarının gelişmesi ve yerel işletmelerin üretim kapasitesinin güçlenmesi de hedefler arasında bulunmalı.

Gençlerin başka bir ülkede çalışma ve yaşama tercihi elbette saygıyla karşılanmalıdır. Çaycuma’da kalmak isteyen bir gencin de bu iş birliğinin sağlayacağı daha iyi eğitimden ve yeni iş olanaklarından yararlanabilmesi gerekir.

Ortak eğitim programları, öğretmen ve öğrenci değişimleri, dil eğitimi ve karşılıklı staj olanakları bu çerçevede değerlendirilebilir. Alman firmalarının Çaycuma’da yatırım ve ortak üretim imkânlarını araştırması da gündeme alınmalıdır.

İyi Niyetten Ortak Sorumluluğa

Pahl’ın, hayal kırıklığı yaşanmaması için sürecin çok iyi planlanması gerektiği yönündeki uyarısı önemlidir. İnsanların geleceğini ilgilendiren bir girişim, karşılanamayacak beklentiler üzerinden yürütülemez.

Hangi mesleklerde ihtiyaç bulunduğu, eğitimlerin nasıl düzenleneceği, dil yeterliliğinin nasıl sağlanacağı ve mesleki yeterliliklerin tanınmasına ilişkin koşullar açıklığa kavuşturulmalıdır. Almanya’ya gidecek gençlerin çalışma, barınma ve sosyal yaşam koşulları hakkında doğru bilgilendirilmesi de hazırlığın ayrılmaz bir parçasıdır.

İki ticaret ve sanayi odası arasında hazırlanacak mutabakat belgesi, iş birliğinin somut yol haritasını oluşturmalıdır. Odaların sorumlulukları, çalışma takvimi ve hedefleri açıkça belirlenmeli; eğitim kurumları ve işletmelerle kurulacak bağlantılar bu çerçevede düzenlenmelidir. İlk uygulamalardan edinilecek deneyimler, iş birliğinin zamanla genişletilmesine zemin sağlayacaktır.

Bu sürecin yükü yalnızca belediyenin veya birkaç kişinin omuzlarına bırakılamaz. Kaymakamlık, ilgili kamu kurumları, ticaret ve sanayi odası, eğitim kuruluşları ve şirketler kendi alanlarında sorumluluk üstlenmelidir. Kent Konseyi, meslek örgütleri, dernekler ve Almanya’daki hemşehri çevreleri de sürece katkı sunmalıdır.

Çaycuma’nın kazancı, bu fırsatın ne ölçüde ortak bir mesele olarak sahiplenileceğine bağlıdır.

Burada emeğin hakkını da teslim etmek gerekiyor. Kardeş kent ilişkilerini yıllar içinde canlı tutan ve mesleki eğitim ile ticaret alanlarına taşınması için girişimde bulunan Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya teşekkür borçluyuz. Lennestadt’ta yaşayan, kardeş kent ilişkisinin kurulmasında ve bugünlere taşınmasında emek veren Çaycumalı Nedim Kalembaşı’nın katkısı da özel olarak anılmalıdır.

İnsanların kurduğu dostluklar, kurumların sahiplenmesiyle kalıcılaşır. Şimdi yapılması gereken, yıllar içinde biriken güveni Çaycuma’nın ortak kazanımına dönüştürmektir.

Altmış beş yıl önce Almanya’ya gidenlerin taşıdığı umut, bugün bilgi, deneyim ve dayanışmayla yeni kuşakların geleceğini besleyebilir.

Bu ziyaretin gerçek başarısını, daha iyi eğitim alan gençlerde, kurulan üretim ortaklıklarında ve geleceğini Çaycuma’da kurabilen insanların çoğalmasında göreceğiz.

Mobil sürümden çık