( ÇEHARŞENBE / ÇAYCUMA )
Kasaba-i mezkûreye mülhak (yukarıda adı geçen kasabaya – Devrek’e – bağlı) Çeharşenbe Müdiriyyeti’nin merkezi olan Çaycuma Kasabası merkez kaza kadar muntazam olub derûn-ı kasabada (kasabanın içinde) bir çarşı ve iki ca’mi ile bir kilisa bir de hammâm vardır. Mamafih (ancak) mezkûr nahiyyeye mülhak (adı geçen nahiyeye bağlı) sevahil-i Bahr-i Siyah’da (Karadeniz sahilerinde) Zonkuldak namıyle bir mevkî ve iskele vardır ki, bunun da derûnunde (içinde) bir çarşı ve Kömür Ma’den-i Hümayûn İdaresi (İmparatorluk Kömür Madeni) mevcûd olub birkaç seneden berû taraf-ı hükûmetden (hükümet tarafından) emr-i muhafazası (koruma görevi) Çehaşenbe Müdüriyyeti’yle mezkûr mahalde (yukarıda adı geçen yerde – Zonguldak’da) ikame idilan (görev yaptırılan) dört nefer zabtiyye (jandarma eri) ile bir polis memurına ihale olunmuştur (verilmiştir) ki, burası mukaddema (önceden) yalnız kömür ma’denleri imâlât ve ihrâcâtına mahsûs (özel) bir iskele olduğı halde Sâye-i Ma’murîyyet-vâye-i Hazret-i Padişahî’de mezkûr iskelede çend (birkaç) sene evvel inşaasına başlanılarak bu kerre inşaatı resîde-i hüsn-i hitâm olan (iyi biten) liman rıhtım ameliyâtı (çalışmaları) münasebetiyle (ile ilgili olarak) ehemmiyyeti (önemi) tezâyüd itmiş (artmış) ve mezkûr liman bâdemâ (bundan böyle) amed ü şüd (gidiş-geliş) idecek sefâin-i ticârîyye (ticaret gemileri) vasıtasıyle icra kılınacak (yürütülecek) naklîyâtdan ve kezâlik (aynı biçimde) kömür ihrâcât ve naklîyâtından tolayı (dolayı) umûm kaza (genel olarak kaza) ve bâhusûs (özel olarak) mevkî-i mezkûre hemcivâr bulunan (adı geçen yere – Zonguldak’a – komşu olan) nefs-i Çeharşenbe (Çarşamba’nın içi) ve Yılanlıca, Hisarönü cihetleri (tarafları) ehâlisini fevkalade müstefîd ideceği (yararlandıracağı) umûr-ı tabîiyyeden (doğal işlerden) bulunmuşdur.
___________________
( 1317 / 1899-1900 Kastamoni Salnamesi : “”Hamidiye””, sf : 312-313 )
ÇEHARŞENBE [ ÇARŞAMBA – ÇAYCUMA ]
Kastamonî Vilâyeti’nin Bolı Sancağı’nda Hamîdiyye nâmında âhîren tesîs iden kazânın merkezi olub, Filyas Çayı kurbunda (kıyısında) ve tağlık bir mahalde mebnîdir (kurulmuştur). ( sf. 314 )
________________
(Alî Cevâd, Memâlîk-i Osmâniyye’nin Târîh ve Coğrafya Lûgâti,Dersaâdet : Mahmûd Beğ Matbaâsı, H.1313-M.1895.)
* * * * * * *
HAMİDİYE (ÇAYCUMA ve DEVREK)
Hamîdîyye Kazasına Dâir Malûmât:
Nâm-ı nâmî-i Hazret-i Padişâhî’ye mensûb olan bu kaza, görülen lüzûm üzerine Ereğli ve Bartın kazalarıyle merbût (bağlı) olan Devrek ve Çeharşenbe nahiyyelerinden mürekkeb ve üçüncü sınıfdan mâ’dud olmak (sayılmak) üzere 1303 (1887) sene-i mâlîyesinden itibâren teşkîl ve mezkûr Devrek Kasabası merkez kaza ittihâz olunmuştur (sayılmıştır).
Hamidiyye Kazası şarkân (doğudan) Bartın ve Zağferanbolu, garbân (batıdan) Ereğli ve Bolu, şimâlen (kuzeyden) Bahr-i Siyâh (Karadeniz), cenubân (güneyden) kezâlik Bolu ve Gerede kazaları hudûdlarıyla mahdûddur.
Devrek Kasabası, Karadeniz’e sekiz saat mesafede vâkî ve şimâl ve cenûb cihetleri büyük tağlarla muhât (çevrilmiş) olarak kasabanın ortasından cereyân iden nehir, meşhûr Filyos İskelesi’nde Bahr-i Siyâh’a (Karadeniz’e) mansıb olur(dökülür).
Kezâlik küçük bir çarşısı bulunduğu gibi câmî’ ve medrese ve hammâm gibi müessesât-ı lâzımesi dahî ihtiyâca kâfî derecededir.
Nehr-i mezkûr kurbunda (kıyısında) tenezzüh-i umûmî (genel gezinti) için on bin zira’yı mütecâviz bir de beledî bağçesi vardır.
Mezkûr Çeharşenbe Nahiyyesi’nin merkezi olan Çeharşenbe Kasabası’nda dahî daha büyücek bir çarşı ve iki camî’ ile bir kilise vardır.
___________________
( 1310 / 1892-3 Kastamoni Salnamesi : sf : 472/473 )
( 1311 / 1893-4 Kastamoni Salnamesi : sf : 225/226 )
Çeharşenbe (Çaycuma) Nahiyyesi
Müdir : Cemal Beğ
Naib : (yok)
Sanduk Emini : Said Efendi
Katib : Mehmed Kemali Efendi
Çeharşenbe Reji Memuru : Hristaki Efendi
___________________
( 1310 / 1892-3 Kastamoni Salnamesi : sf : 472 )
ÇARŞANBA NAHİYYESİ’NİN NÜFUSU (1899)
İslâm Erkek : 17.189
İslâm Kadın : 13.282
İslâm Toplam : 30.471
Rûm Erkek : 170
Rûm Kadın : 102
Rûm Toplam : 272
Genel Toplam : 30.743
Toplam Köy ve Mahalle Adedi : 107
___________________
(Kastamoni Salnamesi-1317 (1899/1900),sf.224)
ÇAYCUMA’NIN NÜFUSU (1990)
Merkez Nüfusu : 13.308
Bucak ve Köylerin Nüfusu : 92.278
Toplam : 105.586
Yüzölçümü : 490 km2
Nüfus Yoğunluğu : 215
FİLYOS
Nefs-i Bartın’a (Bartın’ın merkezine) beş saat mesafede ve garb-i cenubîde (güneybatısında) vakî (bulunan) bir Filyos İskelesi vardır ki, Hamidiyye Kazası’yle Yenice Nahiyyesi tağlarından kalitelu eşcar (ağaçlar) ve büyük kütükler sallarla nehren oraya indirilmekde ve nehrin Bartın cihetinde (tarafında)müceddeden (yeniden) bina olunan mükemmel iki aded fabrika kalitelu ve mütenevvi (çeşitli) keraste imal olunarak gemilerle Dersaadet (İstanbul) ve İzmir ve sair mahallere nakledilmekde ve bu yüzden gerek Hazine-i Celile (Osmanlı Hazinesi) ve gerek ol havali ahalisi haylice intifa eylemekdedir (yararlanmaktadır).
____________________
( 1310 / 1892-3 Kastamoni Salnamesi : sf : 468 )
( 1311 / 1893-4 Kastamoni Salnamesi : sf : 215 )
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
FİLYOS ÇAYI
Yüz kırk kilometre Kastamonî Vilâyeti’nde carî (akan) bir çaydır.
Bu çay, menbâını (kaynağını) Bolı Sancağı’nda kâ’in (bulunan), Alatağ silsilesine mensub Bolı ve Semen Tağları arasında kâ’in, Günay Karyesi kurbunda (yakınında) ahz ile cenûb-ı garbîden (güney-batıdan) şimâl-i şarkıyye (kuzey-doğuya) toğrı mezkûr silsilenin (adı geçen sıra dağların) kesf (yoğun) ormanları arasında cereyân iderek, Bolı Kasabası’ndan ba’de (sonra) Hamîdiyye Kazâsı’nın merkezi olan Devrez (Devrek) Kasabası’ndan geçer. Ba’de (bundan sonra) sağ tarafından hemân (aşağı yukarı) kendi taviline (uzunluğuna) karîb (yakın) bir mecrâ (nehir yatağı) teşkîl iden ve Hammâmlı Suyu ile kesb-i cesâmet eyliyen (büyüyen), Soğanlı ve Arac Suyu’nu ahz ile Bartın Kazâsı’nın garb hududunu teşkîl ile Filyas Kasabası’nda Bahr-i Siyâh’a (Karadeniz’e) karışur.
Billos nâm-ı âtıkıyle yâdolunan mezkûr çay (eski adı olan Billos adıyla anılan adı geçen çay), Bitinya’nın en geniş ve serî’ ül-cereyân (akımı hızlı) bir nehri olub, mansabında (denize döküldüğü yerde) şimdiki Filyas Karyesi (köyü) mahallinde eski Tiyum (Tium) Kasabası var idi. (sf : 574)
____________________
(Alî Cevâd, Memâlîk-i Osmâniyye’nin Târîh ve Coğrafya Lûgâti, Dersaâdet : Mahmûd Beğ Matbaâsı, H.1313-M.1895.)
ÇAYCUMA NAHİYYESİ
Çaycuma, Bolu dâhilindeki nevâhinin ( bucakların ) hemen en muntazamı, en büyüğüdür. Otuz bir köyü, on bir bin altıyüzü İslâm olmak üzere ve üç yüz yetmişi Rûm ve otuz dördü Ermenî bulunmak üzere on iki bin kadar nüfûsu câmî’dir ( toplam nüfusu vardır ). Nâhiyye merkezi olan Çaycuma Kasabası, muntazam bir çarşıyı, iki câmî-i şerîf, bir medrese ve üç sınıflı bir mekteb-i ibtidâiyye ( ilkokul ) ile bir kilise, bir Rûm Mekteb-i İbtidâiyyesini, hân ve hammâm gibi ihtiyâcât-ı mübremeden olan mebâniyi (gerekli yapıları) ihtivâ etmesi itibârıyle bâzı kazâ merkezlerine bile fâik (üstün) bir halde bulunuyor. Ârâzîsi râtıb (nemli) ve her şeyi yetiştirmeye müsâiddir. Sath-ı bahrden irtifâı (deniz yüzeyinden yüksekliği) otuz-elli metro arasında tehallüf eder (değişir).
Âhâli pek müsteid (yetenekli) ise de nûr-ı maârifin orada da ıttıla etmemesinden (eğitim ve öğretim ışığının orada da bilinmemesinden), seviyye-i ilmiyye ve terbiyye noksandır (bilim ve eğitim düzeyi düşüktür). Şerâit-i ictimâiyyeleri de mütehâliftir (toplumsal koşulları da birbirine uymamaktadır). Bunların da temin ve vahdet-i tekemmülü, üç-beş mahalleden mürekkeb kurranın tevhîdiyle maârifin tâmim ve tezyîdine mütevâkıftır (Bunların olgunlaşmasının sağlanması ve birliği, üç-beş mahalleden oluşan köylerin birleştirilmesiyle, eğitim ve öğretimin genelleştirilmesi ve artırılmasına bağlıdır).
Çaycuma, Filyos Nehri kenarında olmasıyla ormanları yokdur. Her karyenin (köyün) köse çalılıktan ibâret baltalıkları mevcûddur.
Çarşamba Nahiyyesi, merkezinin tesisi itibârıyle tevârîh-i muhtelîfede inkılâbâta mârûz bulunmuş olmakla beraber kıymet-i tarîhiyyeyi de hâiz değildir (merkezininin oluşması itibarıyla çeşitli tarihlerde değişimlere uğramasına karşın tarihî öneme de sahip değildir).
Zonguldak’ın Zağferanbolu (Safranbolu), Tatay (Daday), Araç ve Kastamonu’dan gelen îyâb û zehâb (gidiş-geliş) için bir memerrâı (yolu) olmasıyle hâl-i hazırda, bu yüzden pek müstefid olmakla (yararlanmakla) beraber ticâretin âtîsi (geleceği) pek parlaktır.
Müdîr : İsmâil Efendi
Jandarma Kumandanı : Piyâde Başçavuşu Hüseyîn Hulûsî Efendi
İbtidâî Mektebi Başmûallîmi : Zeynel Âbidin Efendi
İbtidâî Mektebi İkinci Mûallîmi : Tevfik Efendi
İbtidâî Mektebi Üçüncü Mûallîmi : Celâl Efendi
_____________________
(Müstakîl Bolu Lîvâsı Sâlnâmesi- 1915 , sf. 247-248)

