ÇAY BARDAĞINDAKİ BİRLİK, İCRAATTA NEDEN YOK?

Bu gün yerel basınımızın ekranlarını süsleyen bir kare var: Çaycuma’da farklı siyasi partilerin ilçe başkanları, aynı çay bahçesinin etrafında, aynı çayı yudumluyor. Manşetlerde “Siyaset birleştirir, Çaycuma kazançlı çıkar” vurgusu; altında ise “Aynı masa, aynı çay” sloganı… Gaziler Haftası vesilesiyle yapılan bu buluşma, siyasetin yıllardır süregelen didişme iklimine inat, gözleri bir nebze olsun dinlendiriyor. Açıkçası, birbirine […]

Bu gün yerel basınımızın ekranlarını süsleyen bir kare var: Çaycuma’da farklı siyasi partilerin ilçe başkanları, aynı çay bahçesinin etrafında, aynı çayı yudumluyor. Manşetlerde “Siyaset birleştirir, Çaycuma kazançlı çıkar” vurgusu; altında ise “Aynı masa, aynı çay” sloganı… Gaziler Haftası vesilesiyle yapılan bu buluşma, siyasetin yıllardır süregelen didişme iklimine inat, gözleri bir nebze olsun dinlendiriyor.

Açıkçası, birbirine rakip addedilen siyasi figürlerin aynı masada oturup, birbirlerinin yüzüne bakarak çay içebilmesi takdire şayan bir olgunluktur. Bu fotoğraf karesi, siyasetin sadece kavga ve seçim dönemlerinden ibaret olmadığını, aynı coğrafyayı paylaşan insanların ortak bir geleceği olabileceğini göstermesi açısından değerlidir. Ancak gelin görün ki, bu tür “yumuşama” fotoğraflarının altını kalın çizgilerle çizmek ve şu soruyu sormak gerekiyor: Bu birlik ve beraberlik sadece çay bahçesinin sınırları içinde mi kalacak?

Madem bu ilçe başkanları bir araya gelebiliyor, birbirleriyle göz teması kurup sohbet edebiliyor ve ortak bir dil yakalayabiliyor; o zaman bu diyalog zemini, ilçenin kangren olmuş sorunları için somut bir fırsata dönüştürülmelidir. Siyaset, sadece seçim dönemlerinde rakiplerini alt etmek üzerine kurulu bir satranç oyunu değildir; asıl gaye, halka hizmettir.

Bu tabloya yönelik en büyük eleştirimiz şudur: İdeolojik farklılıklar, ortak akıl ve ilçe menfaati söz konusu olduğunda bir kenara bırakılmalıdır. Farklı partilerden gelen bu başkanlar, sadece “hatıra fotoğrafı” çektirmekle kalmamalı; Zonguldak ve Çaycuma’nın kronikleşen meselelerine —istihdama, altyapıya, göçe, yerel kalkınmaya— karşı tek bir ses ve tek bir blok halinde hareket etmelidir.

Unutulmamalıdır ki; bir ilçenin kaderini değiştiren şey, rakip partilerin birbirine üstünlük kurması değil, o ilçede yaşayan insanların ortak geleceği için el ele vermesidir. Eğer bu masadan kalkıldığında sadece “güzel bir gün geçirdik, hasret giderdik” denilip yollar yine ayrılıyorsa, bu buluşma sadece bir “iyi niyet gösterisi” olarak kalır. Siyaset kurumu, kendi içindeki rekabeti bir yere kadar doğal karşılar; ancak bu rekabetin bedelini Çaycuma halkı ödüyorsa, orada durup düşünmek gerekir.

Dostlarımızla çay içmek elbette güzeldir; ancak madem aynı sofraya oturuldu, o zaman bu sofradan Çaycuma’nın 10 yıllık kalkınma planı, gençlerin istihdamı ve ilçenin ortak sorunları için somut kararlar çıkmalıdır. Aksi halde bu buluşma, siyasetin “yumuşama” retoriğinden öteye geçemez ve sadece bir PR çalışması olarak hafızalarda kalır.

Sonuç olarak; bu masayı kuran iradeyi, bu olgunluğu gösteren siyasi partilerin temsilcilerini tebrik ediyoruz. Ancak beklentimiz, bu masanın bir “istişare ve icraat masasına” dönüşmesi; “aynı masa, aynı çay” mottosunun, “aynı akıl, ortak gelecek” vizyonuna evrilmesidir.

Zira Çaycuma, sadece bir çay içimi mola değil, kalıcı bir kalkınma hamlesi bekliyor. Siyasetin çarkları, bu fotoğraftaki samimiyetle dönerse, inanıyoruz ki Çaycuma kazanacaktır. Yoksa bu güzelim tablo, bir sonraki seçim dönemine kadar tozlu raflarda kalmaya mahkûmdur.

 

Exit mobile version