Ali Kerimli’nin tutuklanması, Azerbaycan’da siyasal alanın artık bütünüyle kapatıldığını gösteriyor. Aliyev ailesinin kurduğu rejim, muhalefeti bastırarak istikrar değil; korku üretiyor.
Azerbaycan Halk Cephesi Partisi (AHCP) lideri Ali Kerimli’nin tutuklanması, Azerbaycan’da uzun süredir adım adım inşa edilen otoriter siyasal düzenin yeni bir eşiğe ulaştığını göstermektedir. Bu gelişme, tekil bir yargı süreci ya da münferit bir güvenlik tedbiri olarak okunamaz. Aksine, Aliyev ailesinin kurduğu ve sürdürdüğü hanedanvari iktidar modelinin, siyasal muhalefeti bütünüyle tasfiye etmeye yöneldiğinin açık bir göstergesidir.
Azerbaycan’da siyaset, artık kurumsal rekabetin ve çoğulculuğun alanı olmaktan çıkmış; aile iktidarının sürekliliğini güvence altına alan kapalı bir rejime dönüşmüştür. Eleştiri bastırılmakta, muhalefet kriminalize edilmekte, toplum ise sistematik biçimde korku iklimine mahkûm edilmektedir.
Bu tablo, demokratik devlet pratiğinden çok; meşruiyetini sandık dışı araçlarla üreten otoriter bir siyasal yapıya işaret etmektedir.
Halk Cephesi ve Bağımsızlık Hafızası
AHCP, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi sürecinde yalnızca bir siyasi aktör değil; özgürlük, halk egemenliği ve çoğulculuk idealinin taşıyıcısı olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Bu hareketi kuruluşundan itibaren tanıyan biri olarak, Halk Cephesi’nin siyasal çizgisinin hiçbir zaman şiddetle değil; demokratik dönüşüm talebiyle şekillendiğini söylemek gerekir.
Ali Kerimli, bu geleneğin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biridir. Onu bir “güvenlik tehdidi” olarak sunmak, gerçeğin bilinçli biçimde tersyüz edilmesidir. Asıl tehdit, eleştiriyi suç sayan; muhalefeti düşmanlaştıran iktidar anlayışıdır.
Muhalefetin Kriminalizasyonu: Hukukun Araçsallaştırılması
Aliyev iktidarının temel refleksi açıktır:
Siyasal muhalefeti bastırmak için hukuku bir adalet mekanizması olarak değil, bir sindirme aracı olarak kullanmak.
Bu durum yalnızca yerel gözlemlerle değil, uluslararası insan hakları raporlarıyla da teyit edilmektedir. Human Rights Watch tarafından yayımlanan son değerlendirme, Azerbaycan’da muhalefete yönelik baskının 2025 yılı boyunca ciddi biçimde tırmandığını ortaya koymaktadır.
Rapora göre, Azerbaycan Halk Cephesi üyeleri ülke genelinde keyfî biçimde gözaltına alınmakta; “küçük holiganlık” ve “polise itaatsizlik” gibi muğlak ve istismara açık suçlamalarla tutuklanmaktadır. En az 20 parti üyesinin hâlen cezaevinde olması, siyasal alanın ne ölçüde daraltıldığını göstermektedir.
Ali Kerimli’ye 2005’ten bu yana uygulanan seyahat yasağı, bugün geldiği noktada yalnızca bir idari tedbir değil; siyasal tecridin kurumsallaşmış bir biçimi hâline gelmiştir.
Korku Rejimi ve Cezasızlık Kültürü
Baskı politikalarının ulaştığı seviye, artık yalnızca siyasal özgürlüklerin değil, yaşam hakkının da tehdit altında olduğunu göstermektedir. Cezaevinde bulunan 22 yaşındaki parti üyesi Elbeyi Kerimli’nin ölümü, Azerbaycan’daki cezasızlık kültürünü yeniden gündeme taşımıştır. Yetkililer soruşturma başlatıldığını açıklamış; ancak bulgular kamuoyuyla paylaşılmamıştır.
Bu sessizlik, otoriter rejimlerin en tanıdık reflekslerinden biridir:
Hesap vermemek.
İstikrar Söylemi mi, Korku Düzeni mi?
Aliyev rejimi, uyguladığı baskıyı “istikrar” ve “güvenlik” söylemiyle meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Oysa tarihsel ve siyasal deneyim bize şunu açıkça göstermektedir:
Baskıyla sağlanan şey istikrar değil; geçici bir sessizliktir.
Gerçek istikrar; hukukla, rızayla ve özgürlükle mümkündür. Muhalefeti susturarak devlet güçlenmez; aksine devlet ile toplum arasındaki bağ kopar.
Sonuç Olarak
Ali Kerimli başta olmak üzere, yalnızca barışçıl siyasal faaliyetleri nedeniyle tutuklanan tüm siyasi mahkûmlar derhâl serbest bırakılmalıdır. Muhalefet üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmalı; gözaltında yaşanan ölümler bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalıdır.
Azerbaycan halkı, aile saltanatlarıyla değil; özgür yurttaşlık temelinde yönetilmeyi hak etmektedir.
Özgürlük, adalet ve halk iradesi, er ya da geç; korku rejimlerinin değil, tarihin kazananı olacaktır.

Ali bey Azerbaycan mühalifetinin simgeleşmiş siması, yenilmez lideridir. Onun habsde kalması yolverilmezdir, ölke adına utancdır!
Var olun, bey! Türkiyede arkadaşlarımızın sehih melumat alması gərəkliyibüzünden vacib bir teşebbüse bulunmusunuz. Teşekkürler!
Əli kərimli Azərbaycan, xalqının dəyəridir. Bu şərlə mübarizədə sona qədər Əli Kərimlinin yanındayıq. Əli kərimlinin Azad olunmasını tələb edirəm