Ayşe Kulin’in “Türkan” adlı eseri, Prof. Dr. Türkan Saylan’ın hayatını, hekimlik mücadelesini, cüzzam hastalarına yönelik çalışmalarını ve özellikle kız çocuklarının eğitimine adadığı yaşamını anlatıyor.
Ayşe Kulin’in kaleme aldığı “Türkan”, Türkiye’nin yakın tarihinde iz bırakan isimlerden Prof. Dr. Türkan Saylan’ın yaşamını okurla buluşturuyor.
Saylan’ın çocukluğundan eğitim hayatına, hekimlik yıllarından toplumsal çalışmalarına kadar uzanan yaşamının anlatıldığı kitapta, onun özellikle iki büyük mücadelesi dikkat çekiyor: cüzzamla mücadele ve eğitim mücadelesi.
Cüzzam hastalarına ulaşmak için Anadolu’yu dolaştı
Türkan Saylan, 1976 yılında lepra, yani cüzzam üzerine çalışmaya başladı. O dönemde hastalığın kendisi kadar, cüzzam hastalarına yönelik toplumsal önyargılar da büyük bir sorun oluşturuyordu.
Saylan, hastaların teşhis ve tedavilerinin yanı sıra toplumdan dışlanmamaları için de mücadele etti. Anadolu’nun farklı bölgelerine giderek hastalara ulaşılması, tedavilerinin yapılması ve takiplerinin sürdürülmesi için çalışmalar yürüttü.
Bu mücadele, onun yaşamının önemli bir bölümünü oluşturdu.
Ancak Türkan Saylan’ın hayatı yalnızca tıp ve cüzzam mücadelesinden ibaret değildi.
Mücadelenin başka bir cephesi: Kız çocuklarının eğitimi
Saylan’ın yaşamında eğitim ayrı bir yere sahipti.
Özellikle kız çocuklarının eğitim hakkına ulaşması, hayatının ilerleyen dönemlerinde en fazla önem verdiği konulardan biri oldu.
Bu anlayışın en önemli kurumsal karşılığı ise Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) oldu.
Saylan, 1989 yılında kurulan ÇYDD’nin kurucu isimleri arasında yer aldı ve dernek aracılığıyla özellikle eğitim olanaklarına ulaşmakta zorlanan çocukların ve gençlerin desteklenmesi için çalışmalar yürüttü.
Kız çocuklarının okuyabilmesi, eğitimlerini sürdürebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi onun mücadelesinde özel bir yer tuttu.
“Bir kız çocuğu okusun” anlayışından büyük bir eğitim mücadelesine
Türkan Saylan’ın eğitim konusundaki yaklaşımı, yalnızca burs vermekle sınırlı değildi.
Eğitimin, özellikle kız çocukları açısından özgürleşmenin ve kendi hayatına yön verebilmenin temel araçlarından biri olduğuna inanıyordu.
Bu nedenle yıllar boyunca eğitim desteği, burslar, yurtlar ve çeşitli sosyal projeler üzerinden binlerce öğrencinin eğitim hayatına katkı sağlandı.
ÇYDD’nin çalışmalarıyla birlikte Türkan Saylan’ın adı, zaman içerisinde yalnızca sağlık alanındaki çalışmalarıyla değil, kız çocuklarının eğitim hakkı için verdiği mücadeleyle de özdeşleşti.
“Türkan” bu hayatı romanla anlatıyor
Ayşe Kulin’in “Türkan” adlı kitabı, bütün bu mücadeleleri bir insanın yaşam öyküsü üzerinden anlatıyor.
Okur, bir yandan Türkan Saylan’ın doktorluk yıllarına ve cüzzam hastaları için verdiği mücadeleye tanıklık ederken, diğer yandan onun eğitim konusundaki hassasiyetinin nasıl büyük bir toplumsal mücadeleye dönüştüğünü görüyor.
Bu yönüyle “Türkan”, yalnızca tanınmış bir doktorun hayatını anlatan bir kitap değil.
Bir insanın mesleğini, bilgisini ve hayatını toplum yararına kullanmasının hikâyesi.
Cüzzam hastalarının toplumdan dışlanmaması için verilen mücadeleden, kız çocuklarının okuyabilmesi için yürütülen çalışmalara uzanan bu hayat, Ayşe Kulin’in kitabında romanın diliyle yeniden okurla buluşuyor.
Türkan Saylan’ın hayatını merak edenler için “Türkan”, hem bir yaşam öyküsünü hem de Türkiye’nin yakın dönemindeki önemli sağlık ve eğitim mücadelelerinden bir bölümünü tanıma fırsatı sunuyor.
