|
|
SOKAKLAR:HAYATI ÖĞRENME KILAVUZUDUR...
SOKAKLAR:HAYATI ÖĞRENME KILAVUZUDUR...
Sokaklar, şimdiki çocukların güneşin altında saatlerce mal gibi gezinip amaçsızca zamanı harcayamadığı, düşüp dizlerini yara bere içinde bırakamadığı,bir takım fakir avuntusu oyunların keyfine varalamadığı kullanılmayan bir alandır. Bizim zamanımızda öyle miydi?Sevdasından eve girmeyi kabul etmediğimiz,öğle yemeklerinden mahrum kaldığımız en uğrak yerlerimizdi.Belki çatallık aramak için tırmandığı ağaçtan, bahçenin sahibi geldi diye panikle inmeye çalışırken düşüp kalıcı hasarlar kaldı bazılarımızda ama hayata hazırladı bizi sokaklar.Bakın bugünün çocuklarına, tıkılmışlar evlerine, varsa yoksa internet, pileysiteyşın gibi saçmalıklarla zaman öldürüyorlar.Sanal zevklerden öte geçemeyen,gerçeğin ortasına yani sokaklara düşemeyen çocuklar.
Hayattır...Hayatın kendisidir.Sert ve zorlu ve tehlikeli olduğu söylenir hep,doğrudur belki...Ama asla sahte ve kurgu dünyalar kadar değil!Ne verirseniz onu alırsısınız sokaktan,hayal kırıklığına uğratmaz sizi.Ne kadar içindeyseniz o kadar içindesinizdir hayatın da...
Yolu karanlığa düşenlerin ya da sıkıcı hayatların durağanlığında kavrulanların,dört duvar binalarda ekmek parası diye eriyen hayatlarını ızdırap dolu bakışlarla seyreyleyenlerin kurtarıcısıdır sokaklar.Derin bir nefestir bünyelere,herşeydir veya hiçbirseydir görmesini bilmeyene...
Hayatı öğrenme kılavuzudur sokaklar.Toğrağına basıp geçerek değil,hissederek, yaşayarak, tecrübe ederek öğrenilecek yaşam alanıdır sokakar.Kendine özgü dili, kültürü, argosu, sanatı, edebiyatı, fenomenleri ve kavramları vardır.Modern çağ insanı bir şeyler yapacaksa, değiştirecekse, dönüştürecekse, üretecekse, bıçağın kemiğe dayandığı an bir kıpırdama olacaksa, yerkürede bir iz bırakacaksak yani ölüp gitmeden önce yüzleşeceksek aynalarla bu sokakla olacaktır.Sokağa güvenmekle, sokağa inanmakla, sokağı yaşamakla gerçekleşecek kendimize yaptığımız bitmeyen arayışların yolculuğu. Sokaklardan kaçarak, sokağa çıkmayarak, sokakları tanımayarak, sokağın insanlarına ruhlarımızı kapatarak daha çok yalnızlaşacağız, daha çok uzaklaşacağız kendimizden.Kendi çok güvenlikli, bol otoparklı, uydu sistemli, güvenlik kameralı sitelerine kapanıp, çocuklarının mahalle maçı yapma haklarını bile ellerinden alarak, düşlerini ve dizlerini kanatmalarına izin vermeden, steril şeritler çeken insanların yaşamına inat yankılanacak sokağın sesleri.Modern çağın speed zayıflama haplarıyla robota dönüşen, mekanik prozac toplumları için tek kurtuluş olacak sokaklar.
Esrar çekip mayıştıklarına bakmadan paris gettolarını yakan mağripli çocukların ruhu yaşayacaksa bir yerlerde bu sokakla olacaktır.Modern zaman insanının ruhunun kurtuluşu, tutkularının tutsaklıktan çıkışı kasımpaşalı taksi şoförlerinin muhabbetiyle gerçekleşecek.Kokoreç yenip şarap içilen sahiller, gölgesinde sabahlanan parklar, barikatlarında ateşler yakılan tenhalar, balıkçı tekneleri, eski çingene meyhaneleri, sabahçı kahveleri, siyah beyaz fotoğrafların pera evleri, berduşların kabadayılık nameleri, köpek öldüren şarabının kafası, hayallerimizi biriktirdiğimiz köşe ekmek arası, domates peynirin yendiği kaldırım taşları, mahalle maçlarının taştan kaleleri, dizlerimizi korkmadan kanattığımız cinnet akşamları, semt kültürü, şehrin pişmemiş tarafları ve sokaklar, sokaklarımız çıkaracak bizi kafeslerimizden.
Sokakta ruh var, sokağı yaşatan bu mekanların inatçı bir damarı var.Yakıcı bir damar, gerçek bir damar...
|